Bütçe hedeflerini (cari yıl ve izleyen iki yılın bütçe gelir, gider ve açık hedefleri) içeren Bütçe Kanun Teklifi, mali yıl başlamadan önce kabul edildiği ve o dönemde henüz pandemi ilan edilmediği için, 2020 yılı hedef bütçe açığından sapma olacağını tahmin etmek zor değil. Önemli olan bu sapmanın boyutunda pandeminin izini sürerek, bütçe açığındaki büyümenin izleyicisi olmamak ve onu sağlam kaynaklarla beslemek.

2020 yılı bütçe açığının derinleşeceğini gösteren çeşitli belirtileri bugünden görebiliriz. Nedir bu belirtiler, bakalım:

  • 2020 Temmuz ayı kümülatif bütçe açığı, 2020 hedef bütçe açığının yüzde 100’üne ulaştı. Aşağıda ayrıntılandırdığım bütçe harcama ve gelir gelişmelerinin etkisiyle Ağustos ayı kümülatif bütçe açığı, hedef bütçe açığının gerisinde kalabildi.
  • Pandemiden bağımsız olarak şekillenmesine rağmen son yılların bütçe gerçekleşmelerine baktığımızda, 2019 Ağustos ve 2018 Ekim aylarında olduğu gibi, üçüncü çeyrekte hedef bütçe açığına ulaşıldığını görürüz. O nedenle pandemi de varken, 2020 yılında bütçe dengesindeki bozulmanın önümüzdeki 4 ayda daha da derinleşeceği sürpriz olmayacak.
  • Bir başka belirti de şudur: 2020 yılı bütçe hedefleri, Orta Vadeli Mali Plan (YEP)’e göre ekonominin yüzde 5 büyüyeceği, enflasyonun yüzde 8,5 olacağı öngörüsüyle oluşturuldu. 2020 yılının üçüncü çeyreği sona ererken, bu makroekonomik göstergelere ilişkin öngörülerden oldukça uzağız. Özellikle 2020 yılı ikinci çeyrek küçülme oranının yüzde 9,9 gerçekleşmesiyle 2020 bütçe hedeflerinin temel yapıtaşları geçerliliğini kaybetmeye başlıyor ve bütçe açığının derinleşeceği bu açıdan da olası görünüyor.

Bütçe açığı, harcama artış hızının gelir artış hızının üzerine çıkmasıyla oluştuğuna göre, 2020 yılı bütçe açığındaki sapmayı irdelemek için bu yılın harcama ve gelirlerindeki değişimi görmek gerekir:

  • Bütçe harcamaları, pandemi krizinde gerek artan kamu sağlık harcamaları gerek karantina uygulamaları ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle yavaşlayan ekonomik aktiviteyi yeniden canlandırmak için açılan paketler nedeniyle 2020 Temmuz ayında 2019’un aynı dönemine göre yüzde 39 oranında artış gösterdi. 2020 Ağustos’ta ise geçen yılın aynı dönemine göre bütçe harcamalarında yüzde 14,3 azalış elde edilebildi. Bunun için de cari transferlerden kısıntıya gidildi.
  • Bütçe harcamaları içinde en büyük pay, cari transferler ile borç faiz giderlerine aittir. 2020 Temmuz ayında cari transferlerin bütçedeki payı yüzde 51’den Ağustos ayında yüzde 38’e geriledi. Cari transferler; görev zararları, hazine yardımı, tarımsal destekleme ve hane halkına yapılan transferler vb. kalemlerden oluşur. Hane halkına yapılan transferler, Ağustos 2019’da cari transferlerin yüzde 6,5’i iken, Ağustos 2020 pandemi nedeniyle yoksullaşanlar için artacağı yerde azalarak yüzde 5,4 olarak gerçekleşti. Demek ki cari transferler içinde kamu bankaları görev zararları ve hazine yardımlarının payı, bu tür sosyal transferlerden daha fazladır.
  • İç ve dış borçların faiz ödemeleri için bütçeden ayrılan payda ise Temmuz 2020’de yüzde 7’den Ağustos ayında 15’e sıçrama yaşandı.
  • Bütçenin gelir tarafında 2020 Temmuz ayında 2019’un aynı dönemine göre yüzde 7’lik azalış yaşanırken 2020 Ağustos’ta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artış sağlandı. Bu artışta pandemi nedeniyle mücbir sebep kapsamına alınan Gelir ve Kurumlar vergisi mükelleflerinin ertelenen vergi ödemelerinin bu dönemde tahsil edilmesinin etkisi oldu. Ayrıca son yıllarda tüketim vergilerinde yapılan oran indirimleri ortadan kalktığı ve Ek Gümrük Vergisi ile BSMV oran artışları yapıldığı için tüketim vergileri hasılatında artış meydana geldi.

2020 yılı için hedef bütçe açığının, tutar olarak faiz dışı dengeye eşit olması dikkat çekici. Bu ne anlama geliyor? Bütçe açığından iç ve dış borç faizlerini çıkarırsak, bütçe açığı yok demektir. Öyleyse borçluluk düzeyimize ve borçlanırken katlanılan faiz yüküne bakmak gerekir.

  • Brüt dış borç stokunun GSYH’ye oranı, son beş yıl içinde yüzde 45’den yüzde 58’e çıktı.
  • İç borç stoku, GSYH’nin yüzde 20’sine ulaştı.
  • İç borç çevirme oranı Temmuz 2019’da %109 iken Temmuz 2020’de %309 olarak gerçekleşti.
  • Bu yıl bütçeden iç ve dış borç faiz giderlerine ayrılan pay yüzde 12, ama Ağustos ayındaki gerçekleşme yüzde 15 oldu. Görülmektedir ki borçluluğun yarattığı faiz ödemelerinin bütçe üzerinde yarattığı baskı, faiz dışı fazla elde edilmesini engelleyen en önemli unsurdur.

Kamu sektöründe mali disiplini sağlayacak en önemli denge, merkezi yönetim bütçesi dengesidir, ancak bu alanda tek değildir. Kamu kesimi birimleri olan Sosyal Güvenlik Kurumu, KİT’ler, Yerel Yönetimler, İşsizlik Sigortası Fonu ve Döner Sermayeli İşletmelerin de gelir-gider dengelerini izlemek önem taşır ve kamunun mali disiplini ve borçlanma gereği açısından mutlaka ele alınmalıdır. Dolayısıyla kamu sektörü açığı, bütçe açığından daha geniş bir kavram olduğundan dikkati hak etmektedir.

Prof. Dr. Binhan Elif YILMAZ

16.09.2020

Bir Cevap Yazın