TORBADAN POŞET ÇIKTI (TORBA YASA’DAKİ POŞET BEYANNAMESİ)

Bilindiği üzere 10.12.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun” ile yeni yılda plastik alışveriş poşetlerinin ücretlendirilmesi zorunluluğu getirilmişti.

Plastik poşetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla poşetler, satış noktalarında (market, mağaza vb) nihai tüketiciye ücret karşılığı (taban ücret 25 kuruş olmak üzere) verilmeye başlanmıştı. Sade vatandaş olarak bizler de çevre duyarlılığı çizgimizden şaşmayarak uygulamanın birer neferi olmaya başladık. Fakat stokundaki plastik poşetleri nihai tüketiciye barkodunu okutarak satan satış noktalarının elde ettiği kazancı da, geri dönüşümün payını da gözardı edemiyorduk. Hem bütçe hem de çevre kazançlı çıkabilirdi.

Aslında düzenleme çok açıktı. Plastik poşetlerin ücretlendirilmesi uygulaması ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın amacı plastik poşetleri yasaklamak değildi, sadece kullanımını kısıtlamaktı. Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre hedef; 2018 yılında 440 adet/kişi olan plastik poşet kullanım değerini, 2019 yılı için 90 adet/kişi, 2025 yılı için de 40 adet/kişiye indirgemek ve Avrupa Birliği standartlarına ulaşmaktı.

Poşet uygulaması tüm hızıyla hayatımıza nüfuz ederken, poşet satışından elde edilen kazancın beyan tarihi olan 15 Şubat 2019 yaklaşıyordu. Geçtiğimiz haftalarda TÜRMOB tarafından yapılan açıklamada “poşet uygulamasındaki hızlı gelişme, satışı gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerin konu hakkında yeterince bilgilenmemiş olması, beyan süresinin erken olması, cezai yaptırımların büyüklüğü” yönündeki kaygılar dile getiriliyor ve beyana ilişkin süre uzatımı talep ediliyordu. Oysa, 1 Şubat itibariyle beyan dönemi başlamıştı. Market ve mağazalar başta olmak üzere tüm satış noktalarındaki milyonlarca mükellef uygulamanın ilk etabındaki belirsizliği, süre uzatımı ile atlatmak istiyordu. Talepler karşılandı ve “Poşet Beyannamesinde Süre Uzatımı Kanun Teklifi” Plan ve Bütçe Komisyonundan geçti. 14.2.2019’da beyan süresiyle ilgili, 2872 sayılı Kanuna eklenen geçici madde ile 2019 yılının Ocak ve Şubat ayına ilişkin 15.2.2019 tarihine kadar verilmesi gereken beyannamelerin süresinin 15.4.2019 tarihine kadar uzatıldığı, ödenmesi gereken geri kazanım katılım paylarının da 30.4.2019 tarihi mesai saati bitimine kadar ödeneceği duyuruldu.

Peki 15.4.2019’a kadar süresi uzayan bu beyanda, geri kazanım katılım payı nasıl hesaplanacaktır? Örneğin satış belgesinde plastik poşet için nihai tüketiciden tahsil ettiği 25 kuruşu yansıtanlar ve varsa plastik poşet için zorunlu giderler toplamını (örneğin 10 kuruş) belgeleyenler, zorunlu giderler düşüldükten sonra hesaplanan 15 kuruşluk (25 kuruş -10 kuruş) geri kazanım katılım payını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hesabına aktaracaktır.

Bu aktarımı yapabilmek için satış noktalarının plastik poşetlerin satışının gerçekleştiği aya ait beyanlarını, izleyen ayın 1’i ile 15’i arasında Bilgi Sistemi üzerinden gerçekleştirmeleri gerekecektir. İşte beyanlara göre ödenecek geri kazanım katılım payı tutarı, Bilgi Sisteminde hesaplanacaktır.

Söz konusu Bilgi Sistemi, poşetlere ilişkin beyan ve bildirimlerin gerçekleştirileceği, bilgi ve belgelerin sunulacağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca belirlenen çevrimiçi program/programlar olarak veri girişi ve koordinasyonu sağlayacak olan platformdur. Beyanın Gelir İdaresi Başkanlığı ile ilgili yoktur.

Ancak geri kazanım katılım payının beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi durumunda, beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen katılım payının 1 ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Süresinde beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen katılım payının, beyan edilmesi gereken son günden, ödendiği tarihe kadar geçen süre için ise 6183 sayılı A.A.T.U.H.K’nın 51. maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanacağı, düzenlemeden anlaşılmaktadır. Bu şekilde cebren tahsil işlemleri de Vergi Dairesi aracılığıyla gerçekleştirilecektir.

Aklıma gelmişken; marketten çıkarken 25 kuruş ödeyerek satın aldığımız bir plastik poşetin içindeki ürünlerin ambalajlarının plastik olduğunu ve hiçbiri ile ilgili geri kazanım katılım payının ödenmemekte olduğunu hatırlatırım. Öte yandan doğaya karışan ve bir türlü yok olamayan milyonlarca plastik su şişesi için de hala bir çözüm üretilemediğini, çevreye duyarlılığımızın da maalesef yüzeysel kaldığını ifade edeyim.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Diğer Yazılarım