ÖZEL SEKTÖR DIŞ BORÇLARI (NE KADAR BORÇLU? NE ZAMAN ÖDEYEBİLİR? KİM ALACAKLI? KİM BORÇLU?) – 2.7.2022
NE KADAR BORÇLU? 2003’den bu yana toplam dış borç stoku içinde özel sektör, kamu sektöründen daha borçlu. 2003-2018 yılları arasında özel sektörün dış borçları hem toplam dış borç stoku içinde hem de mutlak olarak hızla genişledi. 2018 ikinci yarısında yaşanan kur sıçramaları nedeniyle gerilemeye başladı. 2018’de 314 milyar $ olan özel sektör dış borç stoku, Dolar/TL’deki seyir sonucu 2021 sonunda 235 milyar $’a geriledi.
KİM BORÇLU? Özel sektör dış borç stoku içinde finansal kuruluşların (bankalar) payı 2011-2018 arasında artarken 2018 3. çeyrekten itibaren bankalar yerine finansal olmayan kuruluşlar daha borçlu.
KİM ALACAKLI? Özel sektörün dış borç temin ettiği alacaklıların %70’e yakın kısmı, yabancı ticari bankalardır. İkinci sırada yerli bankaların yurt dışı şube ve iştirakleri var ve 2017 yılı sonrasında ise özel sektöre dış borç bulmada ön plana çıkmaya başladılar.
VADE YAPISI? 2008 krizinin ardından özel sektörün uzun vadeli borçlanma olanakları daraldı ve 2013 yılına gelindiğinde özel sektörün kısa vadeli borçlarının toplamdaki payı %45’e ulaştı. Bu duruma 2010-2014 yılları arasında özel sektör dış borçlusu olarak bankaların payının artması etkisi oldu. Özel sektör dış borçlarının vadesi 2015 yılından sonra tüm dünyadaki sermaye bolluğuna bağlı olarak uzamaya başladı. Ancak 2018’den günümüze dek devam eden ekonomik istikrarsızlıklar ve kur oynaklıkları özel sektör dış borçlarının vadesini kısaltıcı etki yaptı.
Prof.Dr. Binhan Elif Yılmaz
2.7.2022
BDDK KARARLARI ÖZEL SEKTÖR DIŞ BORCUNU NASIL ETKİLER? – 29.6.2022
BDDK’nın 24 Haziran 2022’deki kararıyla 900.000 $’ın üzerinde dövizi bulunan şirketlere TL kredi kısıtlaması getirildi. Bu kredi kısıtlaması kararı, Eurobond, döviz cinsi fonlar ve yabancı hisse senedi bulundurmayı kapsam dışı tutuyor. Dolayısıyla şirketlerin portföylerinde döviz yerine bu enstrümanları bulundurmaları kredi almalarına engel değil. Bu da akıllara ekonomi yönetiminin bu kararı almasında şirketleri yurt dışından borçlanarak Türkiye’ye döviz getirmeye teşvik etmek istemesinin de rol oynayıp oynamadığı sorusunu getiriyor.
BDDK’nın bu kararı, bir çok şirketi dışarıdan borçlanmaya yöneltecek. Ancak şu anda %11’lerde seyreden Eurobond faizleriyle borçlanmaya, kapsama giren 10 bin şirketin hepsinin gücünün yetmeyeceği belirtiliyor.
Kurlardaki artış dış borca set çekti
2003-2018 arasında dolar/TL 1.4’ten 2018’in ilk çeyreğinde 4’e ulaşana dek özel sektör dış borcunun genişlediğini ancak o tarihten bu yana kurdaki yükseliş üzerine hız kesti. Kısa vadeli dış borç stokunda özel sektörün payı ise %64. BDDK kararı ise şirketlerin yurt dışından borçlanmasının önünü açabilir ancak borcun kurdaki artış nedeniyle artan maliyeti nedeniyle bunu yapan şirket sayısının kısıtlı olur.
Bilindiği gibi 2003 yılından bu yana toplam dış borç stoku içinde özel sektörün kamu sektöründen hep daha borçlu oldu. 2003-2018 yılları arasında özel sektörün dış borçları hem toplam dış borç stoku içinde hem de mutlak olarak hızla genişledi. 2018 ikinci yarısında yaşanan kur sıçramaları nedeniyle gerilemeye başladı. 2018’de 314 milyar dolar olan özel sektör dış borç stoku, dolar/TL’deki seyir sonucu 2021 sonunda 235 milyar dolara geriledi. Şimdi bu tutarın artması da gündemde.
Dış borç stokunda bankaların payı azaldı
Özel sektör dış borç stoku içinde finansal kuruluşların (bankalar) payı 2011-2018 arasında artarken, 2018’in 3. çeyrekten itibaren finansal olmayan kuruluşlar daha borçlu. Özel sektörün dış borç temin ettiği alacaklıların %70’e yakın kısmı yabancı ticari bankalardır. İkinci sırada yerli bankaların yurt dışı şube ve iştirakleri var ve 2017 yılı sonrasında ise özel sektöre dış borç bulmada ön plana çıkmaya başladılar.
Prof.Dr. Binhan Elif Yılmaz
29.6.2022
Not: Bu yazının bir kısmı 29.6.2022’de halktv.com.tr’de yayımlandı.
DIŞ BORÇ STOKUNDA GEÇMİŞTE KÖTÜ ANILAR YENİDEN CANLANABİLİR – 21.6.2022
20 Haziran’da Hazine ve Maliye Bakanlığı Mayıs ayı kamu borç stoku göstergelerini yayınladı. Merkezi Yönetim Borç Stoku tüm riskleriyle beraber hızla artıyor. Mayıs 2020’de 1,633 milyar ₺ olan merkezi yönetim borç stoku Mayıs 2022’de 3,364 milyar ₺’ye ulaştı. İki yıl içinde artış oranı %106 oldu.
Merkezi Yönetim borç stokunun %68’i döviz cinsinden. Döviz cinsi borç 2 yılda %237 oranında artış gösterdi, kur artışı da 2 yılda %135 olarak gerçekleşti.
Borcun geri ödeme kapasitesinin bir ölçüsü olarak dış borç servisi/ihracat oranı kullanılır. Ülkeye ihracat ile döviz girişinin artması, borç servisini gerçekleştirmek için çok önemlidir. Aylara göre ihracat artış hızı, borç servis artış hızının üzerinde olmalıdır.
Dış borçların geri ödenmesi (servisi) kur artışı nedeniyle her geçen gün zorlaşıyor. Son altı ayda kurdaki yükseliş ihracat rakamlarına olumlu yansısa da, dış borç ödeme kapasitesi düşüyor. Örneğin Nisan ayı ihracatı 23.4 milyar $ ancak dış borç servisi 2.9 milyar $ olarak gerçekleşti. Mart ayında ihracat rakamı 22,7 milyar $ ve dış borç servisi de 2,3 milyar $ olarak gerçekleşti. Benzer ilişki 1958 moratoryumuna giden süreçte yaşanmıştır.
Dış borç stokunda 2 yıldır görülen çok yüksek artış ve ihracat artışının borç ödeme hızına yetişememesi, 1958 yılındaki moratoryumu hatırlatıyor. Adnan Menderes başbakanlığındaki Demokrat Parti hükümeti, ülkenin içinde bulunduğu mali güçlükler ve borçların ödenemeyecek hale gelmesi nedeniyle moratoryum ilan etmiş, Türkiye’nin IMF ile tanışıklığı ilk kez böyle başlamıştı. 1956 yılında borç servisindeki yıllık artış ihracat gelirindeki yıllık artışı büyük ölçüde aşmış, borcun GSYH içindeki payı artmıştı. Döviz girişinde azalma, dış yükümlülükleri olumsuz etkilemişti. Ayrıca o dönemde para arzındaki artış oranı da böyle risklere eşlik etmiş ve para arazı artışı 1954-1957 yılında %30, 1958-1960 arasında da %23,6 olarak gerçekleşmişti.
Prof.Dr. Binhan Elif Yılmaz
21.6.2022
Not: Bu yazının bir kısmı 21.6.2022’de halktv.com.tr’de yayımlandı.
GELİRE ENDEKSLİ SENETLER – 10.6.2022
Gelire Endeksli Senetler (GES), 2009-2012 yılları arasında Hazine’ce ihraç edilip 3,6 milyar TL’lik iç borçlanma geliri elde edildi. 2013 yılından itibaren de Gelire Endeksli Senetleri ihraç programından çıkararak yerine kira sertifikaları geçti.
GES’in ilk ihraçlarında Döviz cinsine rastlansa da çoğunlukla TL cinsindendi. 3 ya da 6 ayda bir kupon ödemeli ve minimum 2 yıl vadeli olarak ihraç edildi.
15 Haziran’da Hazine’nin ihraç programına girecek GES’lerin getirisinin endeksleneceği KİT’lerin seçimi önemli. Senet alacaklısına en fazla getiriyi sunması için GES’in bütçeye aktarılan hasılat payı yüksek olan kurumun gelirine endekslenmesi gerekir.
KİT’ler açısından fazla seçenek kalmadı. Çünkü 2000 yılında 65 KİT vardı, bugün 19 KİT kaldı. 4 KİT de özelleştirme kapsamında. Bir kısmı da (MKE, PTT, TRT, TÜRKSAT, Türk Telekomünikasyon A.Ş. gibi) Varlık Fonu’ndalar.
KİT’lerin 2020 yılı toplam kârı 2.424.212 bin TL olarak gerçekleşti.
KİT’lerden elde edilen gelirlerin önemli bir kısmı temettü geliri ile hasılat paylarına aittir. Temettü geliri 2020’de 3.443.258 bin TL, hasılat payı da 847.718 bin TL olarak gerçekleşti. 2021’de temettü geliri en yüksek iki KİT, ETİ Maden ve KEGM oldu.
Yeni ihraç edilecek GES’lerin getirisi, bütçeye aktarılan hasılat payı yüksek olan kurumun gelirine endeksleneceği için KİT ya da kamu kurumunun hangisinin olacağı çok önemli.
Kupon ödemelerinin hangi aylarda yapılacağı ve DİBS’in sabit ya da değişken faizli olup-olmaması da GES sahibinin getirisini belirleyecek en önemli etkenlerdir.
DİBS sahipliğinde en büyük pay bankalara, özellikle piyasa yapıcı bankalara aittir ve gerçek kişilerin payı çok düşüktür. Gerçek kişiler senede genellikle ikincil piyasadan sahip olur. Senede erişimin zorluğu talebi düşürebilir.
İç borç stokuna ve borç faiz ödemelerine ek yük getirecek bir enstrüman. İç borç stoku bir yılda %65 artarak 2 trilyon TL’ye ulaştı. İç borç stokunun GSYH içindeki payı %25’i aşmış durumda. DİBS’lerin faiz ödemeleri bütçeden yapıldığı için, GES hazineye ayrıca yük oluşturacak. Zaten 2022 bütçesinden borç faiz ödemelerine ayrılan ödeneğin yarısından fazlası 4 ayda tüketilmiş durumda.
